10 Aralık 2013 Salı

2013 Yılının Fantastik ve Bilim Kurgu Filmleri - 4

Yazının güncel yeri için...
http://www.kurgu-bilim.com/2013-yilinin-fantastik-ve-bilim-kurgu-filmleri-4/

Yazının birinci bölümüne bu bağlantıdan ulaşabilirsiniz.

Yazının ikinci bölümüne bu bağlantıdan ulaşabilirsiniz.

Yazının üçüncü bölümüne bu bağlantıdan ulaşabilirsiniz.

The Wolverine


TR'de Yayınlanan Adı: Wolverine
TR'de Vizyon Tarihi: 26.07.2013
Tarz: Fantastik - Aksiyon
Süre: 126 dk.
Imdb Puanı: 6.8
Yönetmen: James Mangold
Oyuncular: Hugh Jackman, Will Yun Lee
Konu: Serinin bu bölümünde, Jean ve Doctor X'in ölümünden sonraki dönem anlatılıyor. Yani X-Men Last Stand'in devamı olarak ele alınabilir.Wolverine, Jean'in ölümünden sonra inzivaya çekilmiştir. Onu inzivadan çıkaran olay, Nagazaki'ye atom bombası atıldığında,hayatını kurtardığı Japon bir askerin ölmeden önce kendisiyle vedalaşmak için Tokyo'ya çağırması olur. 

Yorum: Başarısız bir film olduğunu bilerek izledik. Aksiyon ağırlıklı olmasına rağmen ağır ilerleyen bir filmdi. Konunun yüzeysel olmasıyla birlikte film, her türlü klişeyi içeriyordu diyebilirim. Film bir X-Men filmi olmaktan çok,sıradan bir uzak doğu filminin Amerikan çakması gibiydi doğrusunu söylemek gerekirse. X-Men evrenine ait çok az öğe barındırıyordu. Çizgi filmleri bu kadar başarılıyken X-Men serisinin bu şekilde harcanmasına üzülüyorum açıkcası.



Elysium


TR'de Yayınlanan Adı: Elysium: Yeni Cennet
TR'de Vizyon Tarihi: 09.08.2013
Tarz: Bilimkurgu - Distopya
Süre: 109 dk.
Imdb Puanı: 6.8
Yönetmen: Neill Blomkamp
Oyuncular: Matt Damon, Jodie Foster
Konu: Dünyada yaşanan felaketler sonucunda yaşam koşulları zorlaşınca elit kesim dünyanın yörüngesinde Elysium adlı yeni bir yaşama alanı kurarlar. 
Dünyada kalanların amacı yeterli para biriktirip bu cennete ulaşabilmektedir. Çünkü bu dünyada ölümün çaresi bulunmuştur, insanlar refah içinde, hastalıklardan ve dünyadaki tüm zorluklardan uzak bir yaşam sürmektedirler. 

Yorum: District 9 adlı muhteşem filmin başarılı yönetmeni Blomkamp ve sahip olduğu etkileyici konusu nedeniyle bu filmi büyük bir umutla bekledim. Ancak bende beklediğim etkiyi ne yazık ki yaratmadı. Filmin büyük çoğunluğunun dünyada geçiyor olması, Elysium'un ve burdaki insanların yaşamının  çok az gösterilmesi beni hayal kırıklığına uğrattı. Ayrıca filmin sonlarında doğru, yine fazla seyirci çekme kaygısı olduğunu düşündüğüm bir kaygıyla hareket edilerek aksiyona yüklenilmesi ve kötü karakterin bir türlü ölmemesi gerçekten çok sıkıcıydı. Bu kadar gelişmiş, ölümü yenmiş bir cennetin dünyadan gelecek istilacılara karşı savunmasızlığı da beni oldukça şaşırttı.
Bunlarla beraber, Elysium'a zengin, güçlü, İngilizce konuşan beyaz Amerikalılar yerleştirilmişken, geride kalanların büyük çoğunlukla günümüzde de Amerikalılar tarafından azınlık olarak görülen Latinolar olduğunun vurgulanması yoluyla güzel bir sınıf ayrımı eleştirisi yapmış Blomkamp. Ayrıca, Elysium konsepti, içerisinde her türlü ihtiyacın giderilebildiği, korunaklı, kameralı büyük sitelerinde yaşayan, burunlarının dibindeki kenar mahallelerdeki yoksul insanların hayatlarına duyarsız günümüz şehir insanlarını çağrıştırdığını da söylemek gerekir. Keşke aksiyon yerine, felsefi ve sosyolojik tarafı biraz daha derin işlenebilseydi. Çok daha güzel bir film ortaya çıkabilirdi.

Percy Jackson: Sea of Monsters


TR'de Yayınlanan Adı: Percy Jackson : Canavarlar Denizi
TR'de Vizyon Tarihi: 16.08.2013
Tarz: Fantastik - Macera
Süre: 106 dk.
Imdb Puanı: 5.9
Yönetmen: Thor Freudenthal
Oyuncular: Logan Lerman, Alexandra Daddario
Konu: Birinci filmde deniz tanrısı Poseidon'un oğlu olduğunu öğrenen Percy Jackson, Zeus'un çalınan şimşeğinin peşine düşmüştü. İkinci filmde ise, Percy Jackson gibi yarı tanrı gençlerin bulunduğu kamp ihanet sonucunda saldırıya uğrar, Olimpos tehdit altındadır. Percy Jackson'ın kamplarını ve Olimposu kurtarmak için efsanevi Altın Postu bulması gerekmektedir ve Canavarlar Denizine doğru yola çıkar.

Yorum: Çok satan, fantastik konulu, daha çok gençlere hitap eden roman serisinden uyarlanmış filmlerden biri Percy Jackson. Olimposlu tanrıların aslında gerçek olduğu, insanlarla temasa geçtikleri hatta onlardan çocukları olduğu savına dayandırıyor konusunu. İki film de, adeta bir bilgisayar oyunu tadında sırayla verilen görevler, görevlerin sonunda alınan ödüller döngüsünde ilerliyor. Filmin uyarlandığı kitap serisini okumadım, açıkcası son sıralarda çok popüler olan ve her geçen gün raflara yeni örnekleri eklenen bu türün çok meraklısı olduğum söylenemez. (Sanırım yaşım da tutmuyor :) ) Filmini de, sinemaya geldiğinde hiç ilgimi çekmemesine rağmen, bu yazı dizisinin eksik kalmaması amacıyla izlediğimi itiraf etmeliyim. Aslında tamamını izleyemediğimi de sanırım itiraflarıma eklemeliyim, çünkü izleme amaçlı gerçekleştirdiğim iki girişimimde de filmin yarısını geçemeden uyuyakaldım. Yine de fazlasıyla sıradan ve yüzeysel bir film olduğunu söyleyecek kadar veri var elimde. Olimpos Tanrılarının günümüzde de var oldukları ve insanlarla temasa geçtikleri öyküleri çok seviyor ve bu konuda yeterince eser bulamamaktan yakınıyorsanız sizlere Aslı Göksu'nun kendi bloğunda yayınladığı Olimpos'a Dönüş öyküsünü tavsiye edebilirim : http://asligoksu.blogspot.com/

The Mortal Instruments : City of Bones


TR'de Yayınlanan Adı: Ölümcül Oyuncaklar : Kemikler Şehri
TR'de Vizyon Tarihi: 30.08.2013
Tarz: Fantastik - Macera - Romantik
Süre: 130 dk.
Imdb Puanı: 6.0
Yönetmen: Harald Zwart
Oyuncular: Lily Collins, Jamie Campbell Bower, Robert Sheehan
Konu: Clary, 15 yaşında bir genç kızdır. Doğum gününde, Simon adındaki arkadaşıyla gittikleri bir barda bir cinayete tanık olur. Ancak çevresinde bulunan kimse bu cinayeti görmemiştir. Korkuya kapılan Clary kendisinde başka tuhaflıklar da fark etmeye başlar. Bu sırada annesi bilinmeyen güçler tarafından kaçırılır, cinayet işleyen ve kendilerine Gölge Avcıları diyen grup onun peşinde düşer ve Kurtadamların, vampirlerin, iblislerin, gölge avcılarının, cadıların fantastik dünyasına adım atar. Tüm bu fantastik varlıklar, peşlerinde oldukları çok değerli bir kupanın saklandığı yerin anahtarının Clary'de olduğuna inanmaktadırlar. Clary'nin ise tek hedefi annesini kurtarmaktır.

Yorum:  Yine çok satan, popüler, fantastik konulu gençlik romanından uyarlanmış bir film Ölümcül Oyuncaklar. Twilight serisiyle popülerlik kazanan bu tarz serilere karşı fazlasıyla önyargılıyım. Kitaplarını okumanın vakit kaybı olduğunu düşünmekle beraber filmlere biraz olsun katlanabilirim diye umut ederek bu filmi izlemeye başladım. Ve ilginç bir şekilde benzerlerinden daha oturmuş, daha fazla öğe barındıran, daha dolu bir içeriğe sahip olduğunu görerek şaşırdım. Yine de çok sevdiğim Dresden'in fantastik dünyasına benzeyen öğeler barındırmasına rağmen, film, benzerlerinden çok uzaklaşamayarak bu öğeleri her zamanki gibi çok genç karakterler ve onların çapraşık aşk ilişkileri etrafında şekillendiriyor. Kitabı okuyanların filmden nefret ettiklerini fark ettim okuduğum birkaç yazıda. Filmde kitaba fazla sadık kalınmamış ve önemli bölümler atlanmış anladığım kadarıyla ve kitabı okumayanlar için bazı şeylerin havada kalabileceği belirtilmiş. Benim için havada kalan veya anlamadığım pek bir olay olmadı, çok fazla düşündüren ve bittiğinde akıllarda kalan bir film olmadığından olsa gerek. Aksiyon sahnelerinin bazılarını, yaratılan (yarı) karanlık atmosferi yer yer eğlenceli bulsam da oyunculukların gerçekten çok kötü olduğunu belirtmem gerek. Yine de, bu tarzın örnekleri arasında olup uyumadan tamamlamayı başardığım bir film olduğu için beklediğimden iyi çıktığını söyleyebilirim.

Eğer bu filmler arasından izledikleriniz varsa lütfen görüşlerinizi yazının altında bulunan yorumlar kısmında paylaşın. 
Sevgiler..

4 yorum :

  1. Hepsini izledim.Kemikler şehri hariç onu kısmen izlemiştim. İçlerinden en beğendiğim Percy Jackson oldu. İlk filmi Şimşek Hırsızı'nı seyretmemiştim. Bizim yaşımıza hitap etmese de bence başarılıydı. Eğlenceli ve esprili bir anlatım var benim hoşuma giden bu oldu:) Percy'nin kardeşini çok sevdim özellikle:)

    Elysium gelmeden önce hakkında bir makale okumuştum. Ben de heyecanla bekliyordum çok büyük hayal kırıklığı oldu. Filmin kahramanı da Matt Damon değil. Çok silik bir karakter olmuş. Esas kahraman uzay gemileri olan diye düşündüm ben.

    Wolverine hakkında konuşmak bile istemiyorum. Hayatımda izlediğim en kötü filmlerden biriydi. Wolverine i harcamışlar:)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Percy Jackson konusunda ayrışmışız sadece sanırım. Sıkılıp uyumamın nedeni üstüste genç yetişkin fantastik tarza maruz kalmış olmam olabilir :)
      Elysium konusunda çok beklentim vardı. Büyük beklenti hep büyük hayal kırıklığı yaratıyor maalesef.

      Sil
  2. Hepsini kaçırdım. :( Hiç ama hiç iyi bir bilimkurgu izleyicisi değilim.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bu dördünün arasında bilimkurgu tarzında olan sadece Elysium var aslında. Çok birşey kaçırmış değilsin :)

      Sil
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...

Translate