7 Ocak 2014 Salı

47 Ronin (四十七士 Shi-jū-shichi-shi)


Yazının güncel yeri için...
http://www.kurgu-bilim.com/47-ronin/

Gerçek bir efsaneden esinlenilerek fantastik kurgularla yeniden çekilen 47 Ronin geçtiğimiz haftalarda vizyona girdi. Hikaye 1700'lerde Edo dönemi Japonya'sında geçiyor. Feodal sistemle yönetilen Japonyada Daimyolar (feodal hükümdarlar) ile bölgelere ayrılmış olan Japonya'nın yönetimi sağlanıyor. Filmin başlangıcında dönemin kısa özeti geçilerek şeytanların, cadıların ve yaratıkların kol gezdiği bir dönem olarak tanımlanıyor.

Keanu Reeves'in canlandırdığı Kai, annesi tarafından ormana terk edilen bir melez. Bir çeşit şeytan olan Tengu'lar  tarafından yetiştirilmiş. Küçük Kai ormanda birşeyden kaçarken (ne olduğu konusunda net bir bilgi verilmiyor) Ako Lordu Asano tarafindan bulunuyor. Samuraylar çocuğun şeytan olduğunu söylese de Asano çocukta birşeyler görüyor. Ama ne?! Bunu hiç bilmiyoruz. Çünkü çocukla iki çift laf etmiyor. Aynı şeyi kızı Mika'da görüyor ve zengin kız fakir oğlan aşkı başlıyor. Kai büyüyor, serpiliyor, avlarda samuraylara eşlik ediyor. Ama bir türlü kabul görmüyor. Feodal sistemde Daimyoların lideri olan Shogun'un Ako'yu ziyareti sırasında başka bir bölgenin Lordu olan Kira, Asano'nun seppuku ile ölümüne sebep olduktan sonra Ako samurayları efendisiz kalıyor. Shogun, samurayları intikamdan men ediyor. Ve tabi beklenildiği gibi Mika, Kira tarafindan esir alınıp evliliğe zorlanıyor. Efendisiz kalan samuraylar bir yıl sonra Oishi'nin liderliğinde Lord Asano'nun intikamını almak ve Prenses Mika'yı kurtarmak üzere birleşiyor.

Kai ve Oishi
Heyecanla beklediğimiz 47 Ronin kesinlikle fantastik kurguya uygun değilmiş ya da yapımcılar fantastik öğeleri ve Japon mitolojisini kullanamamış. Hikaye'nin özünde efendilerinden ayrılan samurayların intikamı var.  Bu basit hikayeyi fantastikleştirme çabası başarısız olmuş bence.  Fantastik ve aşk kurgusu çıkarıldığında gerçek hikayeye sadık kalınmaya çalışılmış aslında. Oishi'nin ana karakter olması gereken senaryoda Keanu Reeves'in zorla olayın içine sokulması, üstelik arkası doldurulmamış bir karakter olarak filmde boşuna yer kaplaması gerçekten sıkıyor. Bir yerlerde okuduğum bilgilere göre ilk planda Keanu Reeves'in rolü çok küçükmüş. Ama yapımcılar oyuncu için yüksek paralar ödendiği için daha fazla kullanmak istemişler. Filmin çekimleri uzun sürdüğünden senaryoda ve montajlarda birçok değişiklik yapılmış. Film afişlerinde fantastik unsuru olan ve en dikkat çeken karakterler kullanılsa da aslında filmde bu karakterlerin rolü cadı dışında çok az.


Fantastik öğelerin yanında bir yandan da japon kültürü verilmeye çalışılıyor filmde ama tüm salon 'başlarım böyle kültüre' modunda izledik doğrusu.  Anladık ki Bushidō (武士道) kültürü bize ters. Haksızlıklar karşısında sessiz kalamadık ve 'böyle şerefsizlik olur mu' benzeri isyan cümleleri çıktı salondan:) Seppuku sahneleri seyirciyi sinirlendirdi:)

Seppuku (切腹, "karnı yarmak")
Filmde yer alan fantastik öğeler cadılar, çok gözlü şeytanlar, devler ve Tengu'lar. Tengu'lar Japon mitolojisinde isimlerini köpeğe benzeyen Çin şeytanlarından alsada aslında insan ve kuş karakteristiklerini barındıran efsanevi yaratıklar. Filmdeki Tengu'ların da şahini andıran gözleri var. Fakat daha çok budist Voldemortlara benziyorlar. En iyi sahneler kötü cadıyı canlandıran Rinko Kikuchi'den gelmiş. Kadın rolünün hakkını vererek oynamış. Görsel anlamda da en beğendiğim sahneler fragmanda da sık gösterilen cadı sahneleri oldu.


Tengu Lordu
Filmin adı 47 Ronin olunca insan samurayların sayısına dikkat etmeden yapamıyor. Ben bir türlü 47 sayamadım. İntikam için ilk topladıklarında 10 kişi filanlardı. Sonra biraz arttılar ki nasıl oldu anlamadım. Bir kaç defa bozguna uğradılar bir sürü ölen adam gördük ama bir türlü azalamadılar bitmediler.

Oishi ve samuraylar
Keanu Reeves Uzakdoğu kültürüne takmış durumda bu aralar. Yönetmenliğini de üstlendiği Man of Tai Chai'de de gördük bunu. Sanmayın ki Keanu Reeves sevmiyoruz. Mesela sinemadan eve geldik Trt1'de Matrix mis gibi. Bize böyle projelerle gelsin.

2 yorum :

  1. Güzel bir inceleme olmuş ellerinize sağlık. Oishi'yi canlandıran Hiroyuki Sanada, Son Samuray filminde de oynamıştı ve oradaki rolüyle beni çok etkilemişti. Filmi izlemedim ama eğer dediğiniz gibi Keanu Reeves fazla gelmişse o adamla da devam edebilirlermiş, süper oyuncudur.

    Bu arada Budist Voldemort'lar benzetmesi için ayrıca tebrik ediyorum :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Teşekkürler yorumunuz için. Filmi izlerseniz siz de Tenguları görünce aklınıza hemen Voldemort gelecek emin olun:)

      Sil
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...

Translate