11 Aralık 2013 Çarşamba

Zaman Makinesi - H.G Wells





Zaman yolculuğu...

Görünüşte  mantıklı  ancak  gerçekleşmesi  inanılmaz  oluşu,  insanı garip bir biçimde anakronizm  ve  büsbütün  bir  karmaşıklığa  davet  edişi.

Zaman Makinesi deyimi ilk olarak H.G Wells tarafindan kullanılmış. Bu kitabın temeli yazarın daha eski bir öyküsü olan Kronik Argonotlar'dan geliyor. Wells Kronik Argonotlar'ı yazı dizisi şeklinde gazetede devam ettirmeyi düşünürken editörden gelen teklif üzerine roman şeklinde yazmayı kabul etmiş.

Jules Verne
H.G Wells
H.G Wells, Jules Verne'i örnek almış olsa da tarzları çok farklı. Jules Verne'in hikayelerinde teknoloji her zaman ön plandadır. Bir olay anlatılırken teknolojik açıdan nasıl gerçekleştiğine daha çok yer verilir. Ancak H.G Wells teknolojiden ziyade toplumsal yapı hakkında tahminler yürütüyor. Jules Verne ile karşılaştırıldığında edebi açıdan da H.G Wells' i daha başarılı bulduğumu söylemeliyim. (Bir Jules Verne hayranı olarak kendimi ona ihanet ediyormuş gibi hissettim şu an) Demek istediğim şu ki Wells'in olayları anlatış biçimi daha süslü ve duygusal geldi bana. Verne'nin hikayelerinde ise daha yalın fakat heyecanlandıran bir anlatım biçimi var.

1960 yapımlı filmden bir kesit
İlk basım yılı 1895 olan bu hikayede baş karakter Zaman Gezgini, kendi icadı olan zaman makinesi ile 802701 yılına gidiyor! Nasıl bir hayal gücü düşünün. Öyle 2500 ler 5000 ler değil. 802701! Bu kadar geleceğe gitmeyi planlamıyor aslında. Ama makine bir kez çalıştı mı durdurması zor. Çünkü etrafında olup bitenlerin hızla değişimi onu tatsız duygular içinde bir düşüşe sürüklüyor. Yazarın Zaman Makinesi'nin çalıştığı süre boyunca etrafını ve hislerini anlatması o kadar etkileyici ki. Korkularını ve heyecanlarını birebir hissediyorsunuz. Bu anlatım şekli bana Poe'yu anımsattı. Aynı şekilde ondan ilham alan Lovecraft'ı. Bilimkurgu'da yazarın sizi hikayenin içine çekebilmesi en önemli şeylerden biri bence. Hele ki anlatılan hikayenin gerçek olması zor ise. Bunu sağlamak için de hislerin aktarılması gerekiyor.

Zaman Gezgini'nin eve dönüş anını canlandıran bir kare
Zaman Gezgini uçuk bir bilimadamı. Kitaptaki deyim ile 'doğasında mantıksız arzular bolca bulunduğundan' dostları ona güvenmiyor. Zamanda yaptığı yolculuktan döndükten sonra dostlarına yaşadıklarını anlatıyor. Bu uzak gelecekte insan ırkı Eloiler ve Morlocklar adı verilen iki farklı türe bölünmüş. Eloiler minik, zekadan yoksun, yaratma içgüdüsü olmayan  çocuksu yapıda bir ırk. Tüm yaptıkları yemek, oynamak ve uyumak. Morlockları ise sormayın gitsin.

Zaman Gezgini'nin Eloiler ile karşılaşmasını canlandıran bir kare
Zaman Gezgini Eloiler in dilini az çok çözse de bu minik insanlardan Dünya ya neler olduğu konusunda birşey öğrenemiyor. Üstüne üstlük Zaman Makinesini de kaybetmesi onu zor durumda bırakıyor. Zaman Gezgini çaresizce eve dönmeye çalışırken bir yandan da Dünya'ya olup bitenler konusunda kendince tahminlerde bulunup sonra bu tahminlerin yanlışlığına acıyor. Gelecek konusunda fiziksel, biyolojik ve sosyolojik tahminlere hikayede çokça yer verilmiş. Özellikle sosyolojik olarak bazı tespitlerde bulunup bunların sonuçlarını analiz etmeye çalışıyor Zaman Gezgini. Bu kadar uzak bir geleceğe gidince astronomik değişimler de göz ardı edilmeyip detaylıca anlatılmış.

Kitaptan uyarlama ve aynı ismi taşıyan 1960,1978 ve 2002 yıllarında çekilmiş filmler var. Bunlardan hikayeye en sadık kalınan 1960 yapımlı. Bu filmin yönetmeni devam filmi çekmeyi de istemiş ancak devam niteliğindeki film 2002 yılına kadar gelmemiş. 

1960 yapımlı filmin afişi 
2002 yapımlı filmin yönetmenliği  H.G Wells 'in büyük torunu Simon'a nasip olmuş. Film dünyanın hızla değişimini gösteren hızlandırılmış fotografik efektleri için Akademi Ödülü kazanmış. Kitapta bu bölümler öyle büyüleyici anlatılmıştı ki okurken aklımda canlandırmaya çalışmış ve nasıl görünür diye merak etmiştim. 2002 yapımlı filmi izlemiş olmama rağmen filmle ilgili hiçbirşey hatırlamamam ne tuhaf.

2002 yapımlı filmin afişi
1978 yapımlı film ise orjinal hikayenin modernize edilmiş hali. Zaman Gezgini 1970lerde Amerikan savunma sanayisi için çalışan bir bilim adamı olarak değiştirilmiş.

1978 yapımlı film hakkına bir tanıtım
Zaman Makinesi ilk H.G Wells kitabımdı ve hayatımda okuduğum en iyi kitaplardan biriydi. Yazıyı kitaptan çok beğendiğim bir iki cümle ile bitirmek istiyorum.

Çünkü  erkeğin  iktidarı  ve  kadının yumuşaklığı,  aile  kurumu  ve  mesleklerin  ayrımı,  bir  fiziksel  güç  çağının  saldırgan  gereklilikleridir. Fiziksel dengenin ve güvenliğin sağlandığı koşullarda gücün, ister zihinsel, ister bedensel olsun, pabucu dama atılacaktır. Acı  ve  gerekliliğin  keskin  bileği  taşında  yaşıyoruz,  ama  o  lanet  bileği  taşı  işte  nihayet  kırılmıştı anlaşılan.

4 yorum :

  1. Kitabı okumadım ama 2002 yapımı uyarlamayı seyrettim. Oldukça hoşuma gitmişti bu film. Yeniden mi izlesem diye düşünmüyorum değil.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ben de yeniden izleyemeliyim çünkü hiçbirşey hatırlamıyorum. Bulabilirsem 1960 yapımlı olanı da izlemek istiyorum.

      Sil
  2. H.G. Wells'in kitaplarını çok geç okuyabildim. Konularını bildiğim, filmlerinin değişik versiyonlarını birçok kez izlediğim için gereksiz buluyordum. Çok yanlış bir düşünceymiş. 2013 yılında Dr. Moreau'nun Adası ile başlayıp, üstüste Zaman Makinesi ve Görünmez Adam'ı okudum. Dünyaların Savaşı ile devam etmeyi planlıyorum. Harika bir anlatımı var gerçekten.
    Ayrıca verdiğin bilgiler için çok teşekkürler, çok detaylı ve özenli bir inceleme olmuş. Eline sağlık :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Teşekkür ederim:) Ben de Dr.Moreau'nun Adası'nın film versiyonunu biraz izlemiştim. Kitabı aldım okuyacağım mutlaka. Bu arada 1960 yapımlı filmi bulamadım maalesef. Youtube'da parçalar halinde var. Belki oradan birleştirip izleyebilirim.

      Sil
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...

Translate